Çay Mahallesi diğer adıyla SÖĞÜTLÜBAHÇE olarak bilinen bu mahallenin çok eskilere dayanan mazisi bulunmaktadır.Yaklaşık 60-70 yıllık bir mazisi olan bu mahallenin SÖĞÜTLÜBAHÇE ismini taşımasının tek bir nedeni vardı.60-70 yıllık olan bir mazisi olan bu mahallede eski zamanlarda söğüt ağaçları bulunuyormuş.Öyle böyle sözle anlatılamayacak kadar büyük olan bu ağaçların mahallenin insanları yani o mahallenin (SÖĞÜTLÜBAHÇENİN) öz sahipleri açısından apayrı bir önemi vardı.Bundan dolayıda Çay Mahallesi, o mahallede doğmuş büyümüş insanlar tarafından SÖĞÜTLÜBAHÇE olarak adlandırılmış ve kısa bir sürede de Samsun şehrinin büyük bir bölümünde hatta Samsun dışındaki şehirlerde bile SÖĞÜTLÜBAHÇE ismi herkes tarafından bilinmeye başlanmıştır.Tabii ki bizimde dile getirdiğimiz gibi ‘’ Çok Eskiler İyi Bilir, Yeni Nesil Şöyle Böyle. ‘’
Tabii ki o yıllardaki yaşam şimdiki gibi değildi.Herkesin yuvasındaki sıcaklık görülmeye değer birşeydi.Ailesinin geçimini sağlayabilmek için sabah erkenden evinden kahvaltısını yapmadan el arabasını alıp sebze haline doğru yollara düşerdi bu insanlar.Sebze halinde müşteri bulabilmek için uğraşıp dururlardı.Sebze halinde yaptıkları hayat mücadelesi görülmeye değerdi.Getirecekleri bir araba dolusu mal bile onların yüzünü azda olsa güldürüyordu.Onların evine getireceği bir lokma ekmek parası yüzlerini güldürmeye yetiyordu denebilir.Bu insanlar yeri geldi aç kaldı, susuz kaldı.Kış günlerinde evi kömürsüz, sobasının sobasının bacasından tütmeyen dumanlar, evlerinin tek odasının ısınmamasına neden olsada yüreklerinin sıcaklığı birbirlerini ısıtmasına yetiyordu.
SÖĞÜTLÜBAHÇE insanının ayrı bir özelliğide birbirlerine olan destekleri ve bütünleşmeleridir.O zamanlarda insanların birbirine olan sevgisi, saygısı tam anlamıyla karşısındakinide ailesinden bir fert olarak görmesi ve destek çıkmasıydı.Mahalledeki insanların birbirlerine olan bu tutumu herkes tarafından kıskanıldığı gibi gözlerinide korkutmaktaydı.O zamanlarda mahalleye önüne gelen girip elini kolunu sallayarak gezmesi mümkün değildi.Mahalleye giren yabancılardan hesap sorulurdu.Burada ne aradığını, ne işi olduğunu öğrenmek için o kişiyi sorgulardı.Ters tepki alındığı takdirde durum malum, gereken kişiye gerekli ders verilirdi.Böyle olması bir yandan iyi bir yandan kötü tabii ki.O zamanın koşulları şimdiki gibi değildi bunu göz önünde bulundurmak gerekir.Herşey şimdiki gibi iyi koşullarda, güvenli ortamlardaki gibi değildi.Normal olarakta mahallenin insanları birlik ve beraberlik içersinde olarak kendi kendilerini korumayı biliyorlardı.Buda cesaret isteyen bir şey sonuçta.Bu insanların kendilerini destekleyerek, koruyarak yaptıkları bu mücadele savaşı iyi..!
Bu da gösterir ki o mahallenin insanı birbirine tutumlu-saygılı-sevgi içersinde birbirini korumakta özelliklede mahallesinin sahipsiz olmadığını göstermekte.
Mahallenin insanlarının Samsun şehrinin bir markası olan Samsunspora karşı destekleri, sempatileride bir başkaydı.O zamanlarda mahallenin insanlarının kararı ile birlikte her Samsunspor maçı sonrası stada giden tek yol olan her iki köprüde kimlik kontrolleri yapılmaktaydı.Yapılan bu kimlik kontrolleri karşı rakip taraftarına yapılan bir uygulamaydı.Amaçları şehirde başka takımlara karşı sempatı oluşmasını engellemekti.O yıllardaki mahallenin gençleri çok hırçın ve hareketliydi.Yaptıkları kimlik kontrolleri akıllara zarar bir şey ve bu durum herşeyi anlatıyor nitelikteydi zaten.Ya o kontrolün yapıldığı kişi bir polis olsa.? İşte cesaretin en büyüğüde burdan geliyor.
Mahallenin gecekondu şeklinde olması belediyeyi rahatsız edecek olacak ki.? Senelerden beridir yıkmak için çabalamaktaydı.Tabi buda insanların birbirlerine olan her zaman ki tutumları ve direnişleri belediyenin bu yıkma projesini engellemekteydi.Herşeyleri olan bu mahalleyi yıktırmamak için tutumlarını ve direnişlerini hep birlikte birlik ve beraberlik içersinde sürdürmekteydiler.Belediyenin mahalleye yolladıkları mühendis ekipleri mahalle insanlarının tepkisiyle karşı karşıya kalmışlardır.Ancak son zamanlarda belediyenin yaptığı baskı insanlarında direncini kırmıştı.İhaleye giren mahalle Toki yetkililerine devredilmiştir (Kim bilir ne kadar parayla devretti bizim mallarımızı insanlıktan anlamayan kişiliksizler). Mahalle insanlarının direncininde kırılmasını fırsat bilen yetkililer mahallede yaşayan insanlar ile adaletsizce, hakkını vermeyerek pazarlık yoluna girmişlerdir.
Mahallenin %90 ının tapusuz olması insanların evlerine haklı miktarda olmayan rakamlara vermek zorunda kalmıştır.Direncin kırılmasının en büyük nedenide tapusuzluğun yaşattığı çaresizlikti.Tabii ki mahalle insanıda evlerine karşılık verilen bu parayada pek hoş bakmıyordu.
Ama direncin kırılması ve evlerin çoğununda tapusuz olması yapılacak hiçbir şeyin olmadığının göstergesiydi.Yapılan bu adaletsizce anlaşmaların üzerine borçlandırmaktan da çekinmemişlerdir.Tokinin SÖĞÜTLÜBAHÇE insanına gösterdiği binalar için yapılan anlaşmalarda evlerine karşılık verilen paranın alınması ve 30 milyar değeri olan evlerin 65-70 milyar liraya satılması herşeyi göz önüne sermekteydi.İnsanlara yapılan bu adaletsizlik SÖĞÜTLÜBAHÇE insanına ne gözle bakıldığının kanıtıdır.Mahalle insanına yapılan bu adaletsizlik, o kadar insanın mağdur bırakılışı bu durumda bile vicdanları nasıl rahat edebiliyor anlamıyoruz anlayamıyoruz..!
Yaklaşık 400 hanesi bulunan bu mahallede, belediye tarafından insanlara verilen para ise yaklaşık 3 trilyon.Tokinin mahallenin yıkılmasıyla karşılığında yapacağı yaklaşık 500 daireyi, daire başına 250 milyar liraya satacaklardır belkide daha fazla.Verdikleri para üzerine yaptırdıkları borç ve yaptıkları siz hesaplayın artık..!
KİMSENİN AHI KİMSEDE KALMAZ..! VEREN ALLAH ALAN ALLAH
HER NERDE OLURSAK OLALIM 60 70 YILLIK BİR MAZİSİ OLAN BU MAHALLENİN İSMİNİ UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ…!